EN

Blog

Temiz Bir Dünya İçin Yeşil Enerji

Günümüzün en büyük problemi enerji... Fabrikalarımızı çalıştırmak, ısınmak, teknolojik aletleri kullanmak, elektrik ve daha birçok şey için enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Bu ihtiyacı karşılamak adına tüm dünyada büyük bir yarış var. Ülkeler, şirketler ve kişiler kaynaklara ulaşmak, ucuza sahip olmak uğruna bu yarışın içinde mücadele veriyor. Kullanılan kaynaklar düşünüldüğünde bu çok anlaşılabilir bir durum.

Enerji ihtiyacımızı gidermek için yaygın olarak fosil yakıtlar kullanıyoruz, yani petrol, doğalgaz ve kömür. Bu yakıt tipleri gereksinimlerimize cevap verse de beraberinde büyük sorunlar getiriyor. Örneğin fosil yakıt kaynakları kısıtlı, yaygın değil ve pahalı… Bu durum enerjiye ulaşmada adaletsizlik yarattığı gibi maliyeti de oldukça yükseltiyor. Kaynaklara sahip olmak için savaşlar çıkıyor ve bu yakıt tipi dünya barışını tehdit ediyor ancak en büyük zarar doğaya karşı… Fosil yakıtlar başta hava olmak üzere tüm doğayı kirletiyor ve küresel ısınmaya sebep oluyor, dünyanın geleceğini tehdit ediyor.

Dünyayı tehdit eden tüm sorunların çözümünü ise yine doğa sunuyor. Her an çevremizde olan, belki de fark etmediğimiz birçok şey enerji ihtiyacımıza cevap veriyor. Dünyamızı ısıtan güneş, serinleten rüzgar, dalgalı denizler hatta çöplerimiz bile sürdürülebilir enerji imkanları sunuyor. Alternatif enerji sistemleri dünyayı daha yaşanılabilir hale getirmeye hazırlanıyor.

Dünyayı korumanın yolu doğada

Sürdürülebilir, ucuz, yaygın ve temiz enerji arayışı insanlığı doğaya itti. Örneğin güneşin milyonlarca yıl daha bizlere sunacağı ışınlar sayesinde enerji üretebileceğimizi öğrendik. Rüzgarların, okyanus akıntılarının hareketlerinden elektrik üretebilmeye başladık. Gün geçtikçe alternatiflerimiz artıyor. Dünyayı korumanın yeni yollarını öğreniyoruz. Bu kaynaklar sayesinde doğaya zarar vermeden, daha yaşanılabilir bir dünyada ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Karbon salınımını yok eden alternatif enerji sistemleri sayesinde geleceğimizi güvence altına almaya başladık. Kendimiz ve sonraki nesiller için hala nefes alınabilen bir dünya inşa ediyoruz.

Alternatif enerji sistemleri düşük maliyetleriyle de dikkat çekiyor. Güneş, rüzgar ve dalga gibi kaynakların sınırsızlığı, kimseye ait olmayışları ve her yerde uygulanabilir olmaları kullanım maliyetini sıfıra indiriyor. Herkes için ulaşılabilir olan bu enerji kaynakları sayesinde enerji mücadelesi vermeye de gerek kalmayacak, dünya barışı için büyük bir adım atılmış olacak. Kısacası bu sistemler temiz, ücretsiz ve huzurlu bir dünya vaat ediyor.

Alternatif enerji kaynakları gelişmiş ülkelerin birçoğunda kullanılmaya başladı ve giderek yayılıyor. Dünyanın geri kalanı da ağır adımlarla da olsa onları izliyor. Örneğin Japonya’da 22 bin konutun enerji gereksinimini karşılamak adına güneş enerjisi tarlaları inşa edildi. Çin başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkeleri rüzgar enerjisi santralleriyle elektrik üretiyorlar. Türkiye’de de alternatif enerji için yeni yatırımlar yapılıyor.

Çöpten enerji üretiyorlar

Alternatif enerji örneklerinin en çarpıcı olanı ise hiç kuşkusuz İsveç… İskandinav ülkesi İsveç geri dönüşüm sayesinde büyük miktarda enerji sağlıyor. Ülkede 250 binden fazla evin ısıtma ve elektrik gereksinimi çöpten gideriliyor. İsveç halkının da yardımıyla ülkede hemen her çöp farklı kategorilerde toplanıyor ve enerjiye dönüştürülüyor. Hatta bu misyon o kadar ileri gitti ki İsveç’in çöpü bitti! Ülke, yaşadığı bu sorunun çözümünü ise yine çöpte buldu: İsveç, komşusu Norveç’ten çöp ithal edecek. Yılda 80 bin tonla başlayan bu ticaretin giderek artabileceği tahmin ediliyor.

Alternatif enerji sistemleri temiz, sürdürülebilir, ucuz ve yaşanılabilir bir dünyayı bizlere sunuyor. Bu daveti reddetmek geleceğimizi yok etmek anlamına geliyor. Bu nedenle ülkemizde de temiz enerji yatırımlarının artması en büyük temenni. Her şey gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakmak için…